Arayış içindeydi hayatım
Yeni yerler peşindeydi
Liman liman gezdim dünyay
İnanmadım demir atacağıma burda
Ne oldu anlamadım kaldım yanımda
Sonsuzluk gibiydi gözlerin
En güzel anlarımdı yanımda oldukların
Nereye baksam seni görürdü gözlerim
İlaç gibiydi yarama güzel sözlerin
Çırpınıp dururdu seni görünce yüreğim
Orada burada hep seni arardı gözlerim
Kimseye diyemezdi bunları dilim
Sen aradığımdın benim
Elimi bırakma sakın benim
Ve hayatımı
İlle de sendin vazgeçilmezimdin benim
Yarınlar seninle var
Olmasın ayrılık kitabımızda
Rayına oturmuş tren gibi oldum sonunda
Upuzun yollar bizi bekliyor
Makinist sensin sür hadi beraber çıkalım upuzun bu yolaı
Yorum (
0
)
Yorum yaz!
Kalici Baglanti
GECE UYURKEN BİRDENBİRE YATAKTAN KALKAMA HİSSİ UYANDI NEDEN OLDUĞUNU ANLAMADIÜIM Bİ DUYGU BENİ ORDAN KALDIRIP BİLGİSAYARIN BAŞINA GETİRDİ .
AKLIMA ÖYLECE GELEN ŞEY NEYDİ KENDİM BİLE NE OLDUĞUNUN FARKINDA DEĞİLKEN BİRDEN BİRE BU YAZI OLUŞUVERDİ
Bİ KOLUMUN OLMADIĞINI DÜŞÜNDÜM İLK ÖNCE İYİMSER TARAFINDAN BAKARAK SAĞ KOLUNU KULLANAN BİRİ OLARAK SOL KOLUMLA NASIL İDARE EDERİM DİYE DÜŞÜNDÜM YAZIYI SOL KOLLA YAZMAYI HAYAL ETTİM HAYALI BİLE SIKINTILIYDI KÖYDE YAŞAYAN BİRİ OLARAK AĞACA TIRMANMAYI DÜŞÜNDÜM KOCAMAN AĞAÇLARA GÜÇSÜZ SOL KOLLAMI KÜREKLE BİŞİYLER HALLETMEYİ DÜŞÜNDÜM TEK ELLE OLMAZ Kİ EN UFAK DETAY BİLGİSAYARA YAZI YAZARKEN BİR YANDAN ENTER A BASMAK BİLE BENİM İÇİN SORUNLU OLACAKTI ARTIK
SONRA KOLUMU SIMSIKI TUTTUM HİÇ YERİNDEN GİTMESİN DİYORDUM SANKİ ONA . YALVARIRCASINA O KADAR UMUTSUZDUM . AKLINIZA GELMEYECEK Bİ HAYAL Dİ BELKİ DE BENİM KOLUM VAR BEN NEDEN DÜŞÜNEYİM DEDİNİZ BELKİ DE SİZ KOLU OLMAYAN BİZİM OLMAMASINDAN KORKTUĞUMUZ Bİ DURUMDA OLAN BİRİSİNİZ BEN BUNU DÜŞÜNMEKTEN BİLE KORKARKEN SİZ BUNLA YAŞIYORSANIZ SİZ O KADAR GÜÇLÜSÜNÜZ Kİ
BUNDAN SONRA SAHİP OLDUKLARIMIN DEĞERİNİ DAHA ÇOK BİLECEĞİME DAİR KENDİME SÖZ VERİYORUM...
Yorum (
0
)
Yorum yaz!
Kalici Baglanti
İlkokul ve delisedeyken üniversite mükemmel bir ortam enfes arkadaşlıklar bitmeyen dostluklar full eğlence gibi gelirdi. hep üniversite hayaliyle yaşadım bu hayallerim lisede çabaya dönüşünce üniveristeyi 2007 yılında kazandım gördüğüm en güzel rüya gibi düşünrken gerçeklerle yüzleşince kendimden bile nefret etmeye başladım hayallerimi süsleyen üniversite bu muydu byük bir hayal kırıklığıydı okulu bırakmayı bile düşündüm ancak düşününce aslında ben burayı sevmediiğimi hissettim üniversiteyi kazanmak hayallerim değil sadece hayallerimi gerçekleştirmek için bir araç olduğunu anlayınca mutsuz bi yaşam sürdürüyorum düşünüyorum da ben burayı çıkış yolu olarak gördüğüm için kendi bilinçaltıma seviyorum ilkesini sokmuşum
keşke geriye dönmek olsa da hayatı farklı cephelerde savaşarak sürdürebilsem
Yorum (
0
)
Yorum yaz!
Kalici Baglanti
küçük küçük fırtınacıklar kopardı içimizde. İkimizde birbirimizden gözlerimizi kaçırır, bir çocuk gibi hırçınlaşırdık. Öylece susardık sanki suçlu iki yabancıymış gibi. zavallı gemiler yapardık kağıttan sonra, o yağmurlu havada dışarı çıkıp yüzdürmek için küçük sellerde. yaptığımız kağıttan gemileri umutlarımıza, düşlerimize yollardık farkına bile varmadan. anlam veremezdik batmalarına. Çünkü yağmur yağardı, içine dolardı yağmur suları kağıttan gemilerimizin. Şimdi hatırladığım zaman küçük tebessümlerim doluyor hayallerimin içine… ne kadar saf duygularla yaparmışız gemileri; hiçbir şey onları yolundan alıkoyamaz sanırmışız… sonra hayat boyu umutlarımıza ve düşlerimize gemiler değil, öpücükler gönderdik; gökyüzüne. anladık ki ulaşamayacaktı gemilerimiz umutlarımıza ve hayallerimize; batmasa bile yağmurdan. Çünkü gökyüzündeydi umutlarımız, düşlerimiz yıldızlarda. ve kimbilir ki ulaşmış mıdır öpücüklerimiz umutlarımıza ve düşlerimize… sonra sonra öğrendim ki, ne hayattan bir beklentisi vardı düşlerin ne de umutların gemilerimize ihtiyacı vardı. düşler bilirlerdi ulaşılmadık yerlerde yatmayı ancak ve ancak umutlar anlayabilirdi: bir çocuğun düşlerindeki bilmeceleri. ama ikisi de uzaklarda, dağların yamacında mesken tutmuştu. ağlamaya ve özlemeye inat, bir daha gelmeyeceklerdi bu şehre. daha sonraları sen gittin bu şehirden. Çekip gidecektin, umutları bulacaktın, düşlere ulaşacaktın… bana da getirecektin geri gelirken eteğine doldurup. “bir parça da güneş getir bana, bir parça ay ve bir küçük yıldız tutuver benim için!” diye bağırmıştım arkandan giderken. dokuzumda. hayatın en başındaydım ben, sen yirmi dokuzunda, kayıp zamanların eşiğine adım atıyorduk o gece; aslında çocuktuk ikimizde… sen, gittin. ben kaldım… sonra yıldızlar kayarken onarlı yakalayıp, kuyruklarına tenekeler bağladım. tenekelerin içine senin için öpücük doldurdum. seni seviyorum diye bağırıp kapaklarını kapadım. kalbimi koydum birinin içine. zor oluyordu bazen yakalamak yıldızları, bazen de teneke bulamıyordum, kimi zaman ise tenekeleri yıldızların kuyruğuna bağlayabileceğim tel olmuyordu çöp tenekelerinde… canım sıkılıyor, içim daralıyor, oturup bir şiir yazıyordum öfkeme… sen giderken yirmi dokuzundaydın. dünya yirmi dokuzundaydı senin için. her şey yirmi dokuzunda… ama biliyordun. İkimizde büyümeye direnen iki çocuktuk. büyük umutlara gitmiştin. geri döndüğünde ise bulamamıştın umutlarını. sonra yine gittin. ama ben hala çocuktum. sen ise… ama sen benden daha da çocukmuşsun. anlayamazsın içine hapsolduğun bir çocukluğu… bir çocukluğu anlayıp, o günleri anmak için; büyümek gerekirdi…
Yorum (
1
)
Yorum yaz!
Kalici Baglanti